(+43) 0664 1337610 info@aleviten.at
Zentrale: Schererstraße 4, A-1210 Wien | Follow us:

Wer ist Hızır?

Aleviten glauben daran, dass die Heiligen Brüder Hizir und Ilyas als Propheten gelebt und das sogenannte “Wasser zur Unsterblichkeit” getrunken haben. Nach diesem Glauben kommt Hizir zu Land und Ilyas im Meer zur Hilfe. Sie würden für diejenigen bereit sein und sie retten, die in Not geraten sind und “aus dem ganzen Herzen” Hilfe rufen. Sie bringen den Mensch Glück und Habe.

Nach einer Erzählung soll Hizir das erste Mal von Gefolgten von Noah zur Hilfe gerufen worden sein und das mit Menschen vollgeladene Schiff gegen die Seekatastrophe geschützt haben. Nachdem das Schiff drei Tage die Katastrophe überstanden haben soll, sollen die geretteten drei Tage lang gefastet haben, um Hizir ihre Dankbarkeit zu beweisen.

Hizir wird in Anatolien als ein weißbärtiger Mensch auf einem Schimmel vorgestellt. Es wird gerufen; “Komm doch schnell lieber Hizir!”. Im Volksmund wird er “Hizir auf den grauen Schimmel” benannt und werden über ihn zahlreiche Geschichten erzählt.

Jedes Jahr wird unter Aleviten die zweite Februarwoche als Hizir Woche bzw. Hizir Monat genannt. Vom Dienstag an wird nach dem Abendmahl bis zum nächsten Abend 3 Tage lang gefastet. Hizir als Begriff nimmt einen großen Platz im Alltag. Viele Aleviten halten ihre Gelöbnisse im Namen Von Hizir und bitten um etwas im Namen von Hizir. “Hizir sei Dank”, “Hizir möge kommen”, “Es möge Mal von Hizir sein” u.a sind einige bekannte Sprüche.

ALEVI INANCINDA HIZIR ANLAYIŞI ÜZERINE

Küçük tarih farklılıklarıyla birlikte, yaşadığımız şu günler, Alevîler için Hızır Ayı ve Hızır Orucu günleridir.

Hızır Orucu Anadolu’da bölgelere göre farklı olarak tutulmaktadır. Örneğin Tunceli (Dersim)’de yaşamakta olanlar, ocak ayının son haftası oruç tutmaya başlarlar. Ve üç hafta üst üste üç  gün (salı-çarşamba-perşembe günleri) tutarlar. Perşembe günü aynı zamanda Alevilerde kutsal ibadet günü olarak bilinir. Perşembe günü oruç açıldıktan sonra  eğer, Pir gelmiş ise, aynı gün akşamı evde cem tutulur ve dualar edilir.

Bölgelere göre küçük tarih farklılıklarıyla Hızır Orucunun tutulmasının iki ana nedeni/sebebi bulunmaktadır. Birincisi; inanca göre Hızır’ın yaşlı olması nedeniyle yorulmaması içindir. Çünkü Hızır köy köy, ev ev dolaşarak küskünleri barıştırıyor. Zorda kalanların yardımına koşuyor.

İkincisi; Anadolu’da eskiden dedeler, pirler, rehberler, tüm taliplerini genellikle yürüyerek dolaşmak zorunda kaldıklarından tüm köylere, aşiretlere aynı gün veya hafta (oruç tutulan üç gün) ulaşmaları mümkün olmadığı içindir ki, Hızır Orucu yörelere göre değişmiştir. Çünkü, Hızır hangi köye, hangi eve giderse o köye uğur getirdiğine inanırlar.

Hızır Orucu‘nun, hangi hafta tutulacağı yörelere göre değişmekle birlikte, haftanın günleri ama aynı kalır. Hangi hafta tutuluyorsa o haftanın Salı-Çarşamba- Perşembe günlerinde tutulmasının nedeni, Perşembe gününün, Alevîler‘de kutsal ibadet günü olarak kabul görmesidir. Pazartesi’ni Salı’ya bağlayan gece yarısından itibaren hiç yememek üzere oruç tutulmaya başlanır. Her bir günün orucu, akşam güneş batıp gün kararmaya başlayıncaya kadar sürer.

Hızır, Aleviler arasında çok özel bir yere sahiptir. Çünkü o, fakirin yanında zalimin karşısındadır. Darda kalanların yanındadır. Ak sakallı, bembeyaz elbiseleriyle Bozat’ına binip diyar diyar dolaşarak insanları koruyan, kollayan, kurtaran ve hoşgörü ile sevgiyi harmanlayan Pir’dir. Bilge, ulu, evliya ve derviş gibi bir değil birden fazla kişiliğiyle insanlara doğru yolu gösteren manevi güçtür. Aleviler misafiri Hızır’la, Hızır’ı da Hz. Ali ile özdeşleştirmişlerdir.