(+43) 0676 773 68 52 hizir-austria@aleviten.at

ALEVİLİKTE HIZIR

Alevi inancında Hızır anlayışı üzerine…

 

Küçük tarih farklılıklarıyla birlikte, yaşadığımız şu günler, Alevîler için Hızır Ayı ve Hızır Orucu günleridir.

Hızır Orucu Anadolu’da bölgelere göre farklı olarak tutulmaktadır. Örneğin Tunceli (Dersim)’de yaşamakta olanlar, ocak ayının son haftası oruç tutmaya başlarlar. Ve üç hafta üst üste üç  gün (salı-çarşamba-perşembe günleri) tutarlar. Perşembe günü aynı zamanda Alevilerde kutsal ibadet günü olarak bilinir. Perşembe günü oruç açıldıktan sonra  eğer, Pir gelmiş ise, aynı gün akşamı evde cem tutulur ve dualar edilir.

Bölgelere göre küçük tarih farklılıklarıyla Hızır Orucunun tutulmasının iki ana nedeni/sebebi bulunmaktadır. Birincisi; inanca göre Hızır’ın yaşlı olması nedeniyle yorulmaması içindir. Çünkü Hızır köy köy, ev ev dolaşarak küskünleri barıştırıyor. Zorda kalanların yardımına koşuyor.

 

İkincisi; Anadolu’da eskiden dedeler, pirler, rehberler, tüm taliplerini genellikle yürüyerek dolaşmak zorunda kaldıklarından tüm köylere, aşiretlere aynı gün veya hafta (oruç tutulan üç gün) ulaşmaları mümkün olmadığı içindir ki, Hızır Orucu yörelere göre değişmiştir. Çünkü, Hızır hangi köye, hangi eve giderse o köye uğur getirdiğine inanırlar.

Hızır Orucu‘nun, hangi hafta tutulacağı yörelere göre değişmekle birlikte, haftanın günleri ama aynı kalır. Hangi hafta tutuluyorsa o haftanın Salı-Çarşamba- Perşembe günlerinde tutulmasının nedeni, Perşembe gününün, Alevîler‘de kutsal ibadet günü olarak kabul görmesidir. Pazartesi’ni Salı’ya bağlayan gece yarısından itibaren hiç yememek üzere oruç tutulmaya başlanır. Her bir günün orucu, akşam güneş batıp gün kararmaya başlayıncaya kadar sürer.

Hızır, Aleviler arasında çok özel bir yere sahiptir. Çünkü o, fakirin yanında zalimin karşısındadır. Darda kalanların yanındadır. Ak sakallı, bembeyaz elbiseleriyle Bozat’ına binip diyar diyar dolaşarak insanları koruyan, kollayan, kurtaran ve hoşgörü ile sevgiyi harmanlayan Pir’dir. Bilge, ulu, evliya ve derviş gibi bir değil birden fazla kişiliğiyle insanlara doğru yolu gösteren manevi güçtür. Aleviler misafiri Hızır’la, Hızır’ı da Hz. Ali ile özdeşleştirmişlerdir.