Aleviler BİR’likte tanınmayı kutladılar!

Avusturya Milli Eğitim, Sanat ve Kültür Bakanlığı (BMUKK) un Avusturya’da Alevilik inancını “Din toplumu” olarak 22 Mayıs 2013 tarihli Resmi Gazete sayısıyla tanıdığını duyurması sonrası Avusturya Alevi İslam İnanç Toplumu (ALEVİ)nin 26 Mayıs 2013 tarihinde Viyana Mozaik salonunda düzenlediği “Yolumuz Şah-ı Merdana Çıkar” Konferansında Canlar ile birlikte coşkuyla kutladı.


ALEVİLER BİR OLDU, TANINMAYI KUTLADI

Avusturya Federal Cumhuriyeti’nin Aleviliği “Din Toplumu (Anerkannte Religionsgesellschaft)” statüsüyle tanıması, 22 Mayıs 2012 tarihli Resmi Gazete de yayınlanarak yürürlüğe girmesi, Avusturya Alevi İslam İnanç Toplumu (ALEVİ)nin davet ettiği çok sayıda önemli kurum ve şahsiyetlerin katılımıyla, büyük bir coşkuyla kutlandı. Kutlama töreni iki bölüm halinde gerçekleştirildi.

 

KUTLAMA TÖRENİNİN 1. BÖLÜMÜ ALMANCA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Birinci bölüm Almanca olarak, ALEVİ İcra Kurulu üyesi sayın Mag.a Türkan Parlak’ın sunuculuğuyla gerçekleştirildi. ALEVİ İnanç Kurulu Başkanı sayın Murat Yeşilbaş (Taner Dede)nin Çerağ’ı uyandırması ve Gülbank okumasının ardından, Viyana AKB üyesi sayın Meltem Baykal’ın üç deyiş söyleyerek, yürekleri titretti. ALEVİ İcra Kurulu Genel Sekreteri sayın Cengiz Duran konukları selamlamasının ardından ALEVİ İcra Kurulu Genel Başkanı sayın Kazım Gülfırat kürsüye gelerek teşekkür konuşmasını gerçekleştirdi.

Avusturya Federal Cumhuriyeti adına konuşmayı Uyumdan sorumlu Devlet Bakanı Sebastian Kurz yaptı. Sebastian Kurz „Merhaba Canlar“ diye başladığı konuşmasına „Alevilerin Avusturya’da tanınmasının kendilerini çok mutlu ettiğini, Avusturya’nın artık Aleviliğin ve Alevilerin vatanı olduğunu“ ifade etti. Kurz „kapısının Alevi Toplumuna sonuna kadar açık olduğunu, bu kararla Alevilerin artık Avusturya Federal Cumhuriyetinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini ifade ederek; işte Entegrasyondan biz bunu anlıyoruz“ diyerek sonlandırdı.

Daha sonra kürsüye TC Büyükelçiliğini temsilen Din işleri Müşaviri davet edildi. Barış ve kardeşlik mesajları verdiği, büyük Alevi ozanı Yunus Emre’den deyişler okuduğu konuşmasında, Aleviliğin din toplumu statüsünde tanınmasının kutladıklarını ve bu karara çok sevindiklerini ifade etti. Avusturya’da ki inanç toplumlarını temsilen konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Viyana  Katolik Başpiskoposu (Weihbischof) sayın Mag. Dr. Franz Scharl „Alevileri iyi tanıdığını, İstanbul’da da Alevi temsilcileriyle görüştüğünü, orada Cemevini ziyaret ettiğini ve Aleviliğin tanınmasından çok memnun olduğunu“ dile getirdiği konuşmasında „birlikte güzel bir dialog ortamı oluşturacaklarını“ söyleyerek, konuşmasını tamamladı.

HENHAPEL: „Yasallaşma sürecinde Alevilerin Eline ve Diline sahip olduklarını gördüm!“

Alevi Kurumlarını temsilen kürsüye gelen Hıdır Temel, Avusturya Almancasını çok iyi bilmediği için konuşmasını Türkçe yapmak istediği espirisiyle başladığı konuşmasında „bu tanınma kararıyla Alevilerin bir önemli eşiği daha geçtiklerini“ söyleyerek, Avusturya Federal Cumhuriyetine teşekkür etti. Buradan sayın Büyükelçinin hazır bulunduğu için, ilgili yere iletmesi ricasıyla, tüm Alevi Toplumunun mesajını iletiyorum diyerek „sayın Büyükelçi, her ülkenin ve toplumun ak ve kara dönemleri vardır. Biz Aleviler tarihimizde tek bir kara döneme sahip değiliz. Avusturya Alevi inancı ve Alevileri tanıdı, bu ülke bölünmedi, bu ülke zarar görmedi, aksine bizim gönlümüzde taht kurdu. Bugün her cümlenin başında Teşekkürler Avusturya sözlerini duyuyorsunuz. Türkiye Aleviliği tanıdığı gün, şuna emin olun ki, tüm Aleviler, süryaniler, ezidiler, şiiler, caferiler ve en başta da sünniler sevineceklerdir. Kardeşlik hukuku tanımayı gerektirir“ diyerek konuşmasını tamamladı. Bu konuşması salonda bulunanların yoğun alkışına yol açarak, katılımcılar, bu istemleri desteklediklerini kaydettiler. Viyana 21. Bölge Belediye başkanı sayın Ing. Heinz Lehner de konuşmasına „Merhaba canlar“ diye başladı. Lehner „Alevilerin buraya yerleşmesinde çok çaba gösterdiğini ve mutlu olduğunu, bu tanınmanın kendisini daha çok mutlu ettiğini“ belirttiği konuşmasında, Alevi toplumuna teşekkürlerini iletti.

Avusturya İnançlar Daire başkanı Mag. Oliver Henhapel, tanınma sürecinde güzel bir çalışma yapıldığını, Avusturya’da İslam inancına bağlı artık tek bir kurum olmadığını, bağımsız olarak hizmet eden Avusturya Alevi İslam İnanç Toplumunun „Din toplumu“ statüsüne erişmesi sonrasında artık eşit davranılmasının kendileri adına anayasal bir zorunluluk olduğunu dile getirdi. Henhapel konuşmasında eğer yanlış yorumlamadıysam, Eline ve Diline sahip olmak siz Aleviler için temel prensip. Tanınmayı gerçekleştiren arkadaşlarınızın, yasallaşma sürecinde hem ellerine hem de dillerine sahip olduklarını gördüm. Dört yıllık bir süre içerisinde tanınma süreci gerçekleştirildi. Alevilerin eşit statüde din doplumu olmasını yürekten kutluyorum. Buraya katılan bu kadar çok din toplumu mensuplarından, üniversite temsilcilerinden, devlet erkanından görüyorum ki, Aleviler dialog ortamını yaratmada oldukça başarılılar. Hepinizi kutluyorum.

Son olarak kürsüye gelen, ALEVİ Genel Başkan yardımcısı sayın Rıza SARI, “Danke Österreich” diye başladığı konuşmasında, dört yıl uzun gibi görünüyor ancak diğer toplumlarının tanınma sürecinin 20 yıldan daha fazla olduğunu düşündüğümüzde, çok kısa sürede tanınmayı gerçekleştirdiğimiz görülmektedir. Bu günlere gelmesinde emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, dedelerime, kurum başkan ve yöneticilerine ve elbette ki Federal Avusturya Cumhuriyetine teşekkür ediyorum diyerek konuşmasını tamamladı.

Alevi Akademisi başkanı Sedat Korkmaz ve Viyana Alevi Kültür Birliği onursal dedesi  Miktad Güler, Çerağ’ın Alevilikteki yeri ve önemini kısaca anlatıp, çerağı sır etmeleri ve kapanış Gülbankı okumaları sonrası kutlama töreni sona erdi.

 

KUTLAMA TÖRENİNİN 2. BÖLÜMÜNDE KONFERANS GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Kutlama Töreninin 2. Bölümü, Türkçe bölümü için Alevi Toplumunun  önemli kesiminin temsilcileri ile Caferiler ve Arap Alevilerinin temsilcilerinin konuşmacı olarak yer aldığı “Yolumuz Şah-ı Merdana Çıkar” konferansına geçildi.

Sunumunu ALEVİ Genel Bakan Yardımcısı sayın Fazlı Temel’in gerçekleştirdiği Konferans, ALEVİ İcra Kurulu Başkanı Kazım Gülfırat’ın açış konuşmasıyla başladı.

Düzenlenen Konferansa:
– Alevi İnanç Kurumu Başkanı sayın Murat Yeşilbaş
– Viyana Alevi Kültür Birliği Onursal Dedesi sayın Miktad Güler
– Alevi Akademisi Genel Başkanı sayın Sedat Korkmaz
– Alevi Akademisi Onursal Başkanı sayın Mustafa Düzgün
– Türkiye Caferilerini temsilen sayın İsrafil Demirtekin
– Arap Alevilerini temsilen EHDAV Genel Başkanı sayın Ali Yeral
– ABF GYK ve Almanya ABF GYK üyesi, ve Hubyar Eğitim Vakfı Genel Başkanı sayın Hıdır Temel
– ve ABF Genel Başkanı sayın Selahattin Özel davet edildi.

Moderatörlüğünü ALEVİ Genel Başkan Yardımcısı Dipl. Päd. Sayın Ertürk MARAL’ın yaptığı Konferans başlangıcından sayın Maral, “tanınma sürecine ilk adım 23 Mart 2009’da atıldı. 25 Ağustos 2010 tarihinde başvurumuz, Emevi Zihniyetlilerin itirazı sebebiyle reddedildi. 7 Ekim 2009 tarihinde Red kararını Anayasa mahkemesine taşıdık. 1 Aralık 2010 tarihinde Anayasa Mahkemesi Red kararını bozdu. 16 Aralık 2010 tarihinde, Muharrem ayının 10. gününde elimize gelen ön tanınma kararıyla, ulusal ölçekte „Din Toplumu“ statüsüyle tanınmanın önü açıldı. „Din Toplumu“ statüsü için gereken sayıda beyanı 25 Kasım 2012 tarihinde misliyle tamamladık. 9 Nisanda yapılan açıklamayla, 18000 e yakın imzanın doğruluğunun kanıtlandığı ve „Din Toplumu“ olarak tanınmanın tüm koşullarını yerine getirdiğimiz devlet tarafından açıklandı. 8 Mayıs 2013 tarihine kadar tanınmaya itirazlar için süre verildi. 8 Mayıstan itibaren gün gün, saat saat, dakika dakika, saniye saniye,  resmi gazetede yayınlamayı bekledik. 22 Mayıs’ta Aleviliğin „Din Toplumu“ statüsüyle tanınması kararı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. Bu tarih Alevilerin tarihinde bir dönüm noktasıdır” diyerek, tanınmadan doğan haklarımızın belli başlıklarını saydı. 

Sözü ilk önce ALEVİ İnanç Kurulu başkanı sayın Murat Yeşilbaş’a verdi. Murat Yeşilbaş elde edilen hakların önemine dikkat çekti. Sonrasında Viyana Alevi Kültür Birliği Onursal Dedesi Miktad Güler bu sürecin büyük zorluklarla aşıldığını gelinen noktanın tüm Aleviler için umut olduğunu ifade etti. Sürece katkıda bulunan Canlara teşekkür etti. Hubyar Eğitim Vakfı Genel Başkanı Hıdır Temel, bu tanınmanın yansımalarının tüm Avrupada olacağını ve asıl işin şimdi başladığını ifade ederek, konuşmasını kısa tuttuğunu çünkü çok önemli konuklarımızın olduğunu belirtti.

ABF Genel Başkanı Selahattin Özel: „Bizim buraya gelmemize engel olanlara selam olsun!“

Alevi Akademisi Başkanı Sedat Korkmaz, bu tanınmanın tarihi bir gelişme olduğunu, işlerimizin asıl şimdi başladığını belirttiği konuşmasında katkıda bulunan tüm Canlara teşekkür etti. Caferileri temsilen konuşan sayın İsrafil Demirtekin, Caferiler Lideri Selahattin Özgündüz’ün rahatsızlığından ötürü Konferansda hazır bulunamadığını belirterek sayın Özgündüz’ün mesajını okudu. Kendisini Ali’nin yolunda görenlerin Suriye’de yaşanan bu durum nedeniyle biraraya gelmek zorunda olduklarını ifade etti. Bir Caferi olarak Türkiye’de kendilerine yaşatılan baskıyı anlattı. Avusturya’da Aleviliğin tanınmasının tüm Caferiler için de örnek olduğunu belirten Demirtekin, bize ışık oldunuz Hakk hepinizden razı olsun diyerek konuşmasını bitirdi.

Alevi Akademisi Onursal Başkanı Mustafa Düzgün, ne mutlu ki, Alevilerin tüm renkleri Suriye örneğinde yapılmak istenen oyunu net olarak gördüler ve istisnasız ortak bir tavır aldılar. Kendisini nasıl adlandırırsa adlandırsın tüm Aleviler aynı sesi çıkarıyorlar.  Burada elde edilen haklar biz Aleviler için örnektir. Buna katkıda bulunanlara teşekkür ediyorum. Elimizden gelen katkıyı da sunmaya devam edeceğim dedi.

EHDAV Genel Başkanı Ali Yeral yaptığı konuşmasında, Alevilerin bu tanınmasının kendileri için büyük bir sevinç olduğunu, umutlarımızı yeşerttiği konuşmasında Antakya’da yaşananaları ve faillerini belirtti. Kendisini evini kundaklayanlarla, reyhanlıda katliam yapanların aynı olduğunu belirten Yeral, adımız ne olsa da hepimiz biriz ve Aleviyiz. İbadet çeşitliliğimiz bizim için bir zenginliktir. Bizlerin görevi ortak hareket noktalarımızı konuşmaktır. Biz kendimizi böldürtmeyeceğiz. İçimizdeki zenginliğe de sahip çıkacağız dediği konuşmasında, Emevi zihniyetini sert bir dille eleştirdi.

Son olarak konuşan Türkiye’den Konferansa katılan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Selahattin ÖZEL „bu yasal tanınmada emeği geçenlere selam olsun, bizi buraya davet edenlere selam olsun, bizim gelmemizi engellemek isteyenlere de selam olsun!“ diye başladığı konuşmasında, Türkiye’de bu kararın önemli etkide bulunacağını anlatarak Türkiye’de ki gelişmeleri anlattı. Alevilerin birliğinin önündeki en önemli engelin üslup olduğunu belirten Özel, „üslubumuza dikkat etmek zorundayız“ diye belirtti. Alevilerin en büyük kurumu ABF, konu Alevililerin hakları olunca elbette diğer Alevi Kurumlarla biraraya gelecektir. Türkiyede Yavuz ve İdrisi Bitlisi ortaklığının kurulmak istendiğini belirten ÖZEL Alevilerin buna karşı ortak ses çıkarmaları ve bencil davranışlardan uzaklaşmaları gerektiğinin altını kalın çizgilerle çizdi.

 

Viyana, 26.05.2013