Kamuoyuna

Avusturya Alevi İslam İnanç toplumunun 31 Mayıs 2013 tarihli kamuoyu açıklaması…

Viyana, 31 Mayıs 2013

 

Biz Avusturya Alevileri olarak Türkiye’de ki gelişmeleri büyük bir kaygıyla izlemekteyiz. Halkının bir bölümünü bu kadar ötekileştiren, günlük yaşam alanlarının sınırlarını belirleyen, ortamı bu kadar gerginleştiren siyasi yönetim, bununla da yetinmeyip komşu ülkelerin iç işlerine müdahale ediyor.

İstanbulun göbeğinde barışçıl şekilde, insancıl olarak ağaçlara ve doğasına sahip çıkan insanlarımıza karşı gaz bombalarıyla saldırıyor. Bütün bunlar yetmezmiş gibi tarihin en kanlı ve karanlık sayfalarını açarak; anadolu topraklarındaki huzursuzluğunun kaynağı olan Yavuz Selim adını gündeme getiriyor.

İstanbul Boğazı’na yapılacak üçüncü köprünün adı “Yavuz Sultan Selim” olarak açıklandı. Yavuz Sultan Selim adı bu topraklarda yaşayan milyonarca Alevi için katliamı çağrıştırır. TC Kültür Bakanlığı’nın yayınladığı “Selim Şah-Name” gibi tarih kitaplarında bile Yavuz Sultan Selim döneminde 40 bin Alevinin kılıçtan geçirildiği yazılıdır. Bu ismin üçüncü köprüye verilmesi her Aleviyi derinden yaraladığı gibi, insan hakları, eşitlik, demokrasi ve barış diyen herkesi de derinden yaralar.

Hitler adı Avusturya Halkı ve özellikle Musevileri için neyi çağrıştırıyorsa, Yavuz Sultan Selim adı da Türkiye halkı ve özellikle Aleviler için de aynı şeyi çağrıştırmaktadır. Avusturya’da Hitler adını değil bir köprüye vermek, hakkında övücü tek bir söz söylemek dahi suçtur. Ne yazık ki Türkiye’de kendi kardeşlerini, yiğenini, babasını ve 40 bin Aleviyi katleden bir şahısa Türkiye Cumhuriyeti hükumeti sahip çıkmaktadır. Bu isim Türkiye’de toplumsal barışa, birlikte yaşamaya vurulan büyük bir darbedir. Bu nedenle üçüncü Köprüye bu ismi vermekten vazgeçilmesini ve köprüye barışı, kardeşliği çağrıştıran bir başka ismin, örneğin Yunus Emre isminin verilmesini talep ediyoruz.

Tüm duyarlı insanları bu haksızlığa karşı tepkilerini göstermeye davet ediyoruz.

Saygılarımızla

ALEVİ

Avusturya Alevi İslam İnanç Toplumu