Acı Kaybımız: Mehmet Yaman Dedemiz Hakk’a yürümüştür

2010121891aff19ec3f3d6548b0868ae3d109f66

Sevgili Canlar,

Hıdır Abdal Ocağı mensubu olan, 1940 yılında Erzincan’a bağlı Kemaliye İlçesinin Ocak Köyünde dünyaya gelen Alevi İnanç önderlerimizden MEHMET YAMAN Dedemizin 07.01.2014 gecesi Hakk’a yürüdüğü haberini büyük üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız.

Avusturya Alevi İslam İnanç Toplumu (ALEVI) olarak Abant İzzet Baysal Üniversitesi öğretim görevlisi sayın Doç. Dr. Ali YAMAN’ın babası olan, Hakk-Muhammed-Ali yolu, Alevilik inanç ve öğretisi uğrunda  araştırmalar yürüterek değerli hizmetler sunan sevgili Dedemizin Devri daim olsun, ışıklar içerisinde uyusun diliyoruz. Mehmet Yaman Dedemizin Ev Halkı ve sevenlerine baş sağlığı diliyoruz.

 

Avusturya Alevi İslam İnanç Toplumu

 

MEHMET YAMAN DEDE Kimdir?

Yüksek İslam Enstitüsü mezunu olan, Arapça, Farsça ve İngilizce dillerini bilen Mehmet Yaman, 1940 yılında Erzincan’a bağlı Kemaliye İlçesinin Ocak Köyünde dünyaya gelmiştir. Hıdır Abdal Ocağı mensubu olan Mehmet Yaman, İlkokulu köyünde okuduktan sonra, Ortaokul ve Lise Öğrenimini İstanbul’da tamamlamıştır. Lise’den sonra yine İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’ne devam eden Yaman, bu okuldan 1967 tarihinde mezun olmuştur.

İstanbul İli dâhilinde değişik Liselerde Din Bilgisi Öğretmenliği yaparak çalışma hayatının içerisine giren Mehmet Yaman, 1994 tarihinde kendi isteğiyle, çok sevdiği Öğretmenlik mesleğinden emekli olmuştur. Alevilik üzerine çalışmalar yapan Mehmet Yaman’ın çeşitli yazılı eserleri bulunmaktadır. Bunlar;

  • Alevilik: İnanç, Edeb, Erkan
    • Alevilikte Cem Hizmetleri
    • Alevilikte Cenaze Hizmetleri
    • Seyit Nizamoğlu Divanı
    • Seyit Safi Buyruğu

kitaplarının yanında, çeşitli dergi ve gazetelerde Alevilik teolojisi üzerine yazıları bulunmaktadır. Farsça’yı, Sultanahmet’teki İlkokula beş yıl süreyle devam ederek öğrenen Mehmet Yaman, İran Şahı Rıza Pehlevi’nin 1962 yılında, İstanbul’u ziyaretlerinde, bir Türk öğrencisi olarak İranlı büyük Ozan Şeyh Sadi’nin, günümüzde Birleşmiş Milletlerin de kapısında asılı olan, “Aynı Cevherden Yaratılmışız”  adlı şiirini, Şah’a karşı okumuş ve büyük bir takdir ve övgüye değer bulunmuştur.