Özümüzle ve sözümüzle biriz biz!

[aleviten.at] Ayrıca başka bir iddia ise İAGÖ’nün varolan İslam Teşkilatı (İGGiÖ) ye bağlı olduğu vede İAGÖ’nün başkanının Anas Schakfeh olduğu söylentisine ne yorum getirirsiniz? İGGiÖ ile herhangi bir bağlantınız varmı kurum olarak? İAGÖ’nün başkanı şuan kim?

Gerçeği söylemek gerekirse bu tür karalamalara yetişmemiz mümkün değil. Siz gidipte bir kuruma üye olmak isterseniz nereye başvurursunuz? O kuruma mı yoksa Avusturya devletinin inançlar dairesine mi? Elbetteki üye olmak istediğiniz kuruma, öyle değil mi? İGGiÖ`ye üye olmak için Anayasa Mahkemesine gidilmez, gider onlara başvurur ve üye olursunuz. Bu tür açıklamalar art niyetli açıklamalardır. Ciddiye alınacak bir tarafı yoktur. Bu iddialar Alevilere hakaret içeren iddialardır. Bunu söyleyenlerin ne söylediklerini düşünmeleri gerekmektedir. Ancak bu iddialarla uğraşsaydık işlerimizi yapamazdık. Biz kendi işimize bakıyoruz. Ne Anas Schakfeh ne de onun kurumu İGGiÖ ile bugüne kadar tek bir görüşmemiz dahi olmamıştır. Onlarla gidip görüşenler bunu düşünsünler. Biz içeride de dışarıda da aynı şeyleri söyleyenleriz. Birilerinin isteği üzerine inanç öğretilerimizi değiştirenlerden değiliz. Ayrıca Emevi zihniyetliler bizim muhatabımız hiç bir zaman olmadı ve olmayacaktır.

İAGÖ Avusturya yasalarınca kurulmuş Alevileri temsil yetkisi olan kurumdur. Diğer kurum ise burada yaşayan sünnileri temsil etmektedirler. İAGÖ’nün prezidenti olarak İnanç Kurumu başkanı dedemiz Derviş Cemal ocağından Taner Dede (Murat YEŞİLBAŞ) seçilmiştir. Yürütme başkanımız ise gene bir dede soylu AĞUÇAN ocağından Kazım Gülfırat’tır.

Bunun dışında yalan yanlış bir karalama Aleviler tarafından hoş görülmemektedir. Aleviler kendi aralarında tartışmalarını uygarca, alevi etiğine uygun olarak yapabilmelidirler. Avusturya’da Alevi inancının tek yasal temsilcisi olan inanç toplumumuzun başkanı olarak bir Emevi zihniyetliyi göstermeye çalışmak sadece Alevi İnanç Toplumuna değil, genel olarak Alevilere yapılan bir kötülük olarak değerlendirilir. Alevilerin birbirlerini bu tür ithamlardan özellikle kaçınmaları gerekmektedir.

Bırakalım Alevileri, sizin iyi olmanızın ölçütü başkasının kötü olması olamaz. Eğer siz iyiyseniz iyisinizidir. Başkasının kötü olması sizin iyi olmanız anlamına gelmemektedir. Başkalarını karalayarak iyi olmanın bugüne kadar herhangi bir örneği yoktur. Bu tür ifadeler savunduklarından emin olmayanların ifadeleri olarak görülür ve öyle değerlendirilir. Kısaca bu tür ifadelerin, yapanlara da yararının olduğu tek bir örnek mevcut değildir.

 

[aleviten.at] Peki İGGiÖ nün tek başına İslamı temsiline son verilmiştir. Önümüzdeki süreçte İGGiÖ den devlet kendisini gerçek anlamda tanımlamasını isteyebilirmi?

İAGÖ’nün resmi inanç statüsüne kavuşmasının ardından Din işleri dairesine ayrıyaten Şiiler ve Liberal Müslümanların da başvuru yaptıklarını basından öğrendik. Bu durum önümüzdeki süreçte, pratikte olduğu gibi kağıt üzerinde de İGGİÖ ye yasal olarak temsilcisi olma hakkı sadece sünnilere kalacaktır. Elbetteki bu durum sorgulanması gereken bir yeni olgudur. Nasıl ki katolik kilisesi tek başına hıristiyan kilisesi adını alamıyorsa, onların da sadece sünnilerin temsilcisi olduğunun vurgulanması gerekmektedir. Bu arada bu yönde kamuoyu yaratma girişimlerimiz olumlu sonuç vermeye başlamıştır.

Çeşitli toplantılarda bizler Alevilerin temsilcileri olarak gösterilirken, onlar Sünnilerin temsilcileri diye sunulmaktadırlar. Önümüzdeki süreçte bu konunun gündeme gelmesi kaçınılmaz olacaktır. Sünnileri temsil eden bu kuruma ait oldukları gerçek kimlikleriyle hitap edilmesi, adlandırılması artık zaman meselesidir.

 

[aleviten.at] İAGÖ olarak kısaltılmış adınız neden ALEVİ oldu?

Bizler bir kurumun kısa adının o ismi oluşturan sözcüklerin baş harflerinin yana yana getirilmesinden oluştuğunu zannediyorduk. Sanıyorduk diyorum, çünkü bu alışılmış bir uygulama bu idi. Önümüzde başka bir örnekte yoktu. Ancak öğrendik ki, bu kurumun kısa adını biz kendimiz tercih etme hakkına sahibiz. O halde inanç toplumumun kısa adı olarak neden İAGÖ yü seçeyim. Kısa adımız aynı zamanda inancımızın da adı olsun.

Bizim inancımızın adı Aleviliktir ve bizlerde Aleviyiz. Bu nedenle kurumumuzun kısa adını da kullanacağımız inancın adını da ALEVİ olarak değiştirdik. Böylece artık hem kurumumuz hem de inancımız, anlamsız harflerin bir araya gelmesiyle oluşması yerine kendimizin adı olan ve hem de buradaki kısaltma kullanımına tamamen uyan ALEVİ olarak değiştirdik.

 

[aleviten.at] İAGÖ logosunun sırrını merak eden bazı kişilerin bilmek istediği neden kurum olarak Logonuzu değiştirme gereği gördünüzdür. Bu konuya ne dersiniz?

Biz bir önceki logomuzu da, şimdikini de seçerken Canlara sorduk. Onların görüşlerini aldık. İlk logomuz bir platformun logosoydu, yasallaşmış inanç toplumunun değil. İkincisi seçtiğimiz logo kendisini Alevi Bektaşi gören herkesi kapsayıcı olmalıydı. Bu nedenle arkadaşlarımız büyük emekler vererek sayısız logo ortaya çıkardılar. Başka kurumların kullandıkları logoları da kullanmak istemiyorduk.

Seçtiğimiz logo hem bizim anadolu kızılbaş alevilerini, yani bizleri, hem balkan bektaşilerini, hem nusayriler olarak adlandırılan Arap Alevilerini, hem Mevlevileri … temsil edebilme özelliğine sahip olmalıydı. Bu logo Alevi Bektaşilerin tüm renklerinin ittifakıyla seçildi. Çok güzel bir logo oldu.