Başarılarla dolu 1 yılın ardından ALEVI Kurumu

Aleviliğin Avusturya’da 22 Mayıs 2013 tarihinde resmi olarak tanınması sonrasında başarılarla dolu 1 yılı geride bıraktık…

Viyana, 22 Mayıs 2014

ALEVI YASAL HAKLARIMIZ

Saygıdeğer Kamuoyu,

Avusturya Alevileri olarak 16 Aralık 2010 tarihinde ön tanınmamızı gerçekleştirdik. 22 Mayıs 2013 tarihinde, Aleviler için bir dönüm noktası olan, din toplumu statüsünü kazandık. Tanınmanın ardından da tüm enerjimizi Alevi Toplumumuza haklarının tanınması için sarf ettik. Şunu bütün açıklıkla söyleyebiliriz ki, nihai tanınmanın ardından geçirdiğimiz bu bir yıl başarılarla dopdolu yıl oldu. Bu yıl içerisinde somut olarak gerçekleştirilenlerden bazılarını siz değerli kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz.

Öncelikle şu nokta açık olarak bilinmeli ki, bizler Alevilere Alevilik propagandası yapanlardan olmadık. Alevilere Alevilik propagandası yapmak, tirübünlere oynamak yerine, çabamızı haklarımızın alınması için sarf ettik. Şataşmalara, kara çalmalara, incir kabuğunu bile doldurmayacak tartışmalara itibar etmedik, ciddiye almadık, cevap dahi vermedik. Bize yapılan bu ağır karalamalara yanıt verin yollu iyi niyetli telkinlere de uymadık. Çünkü Alevi düşmanlarını sevindirmedik ve sevindirmeyeceğiz. Boş işlerle uğraşıp kendimiz çalıp kendimiz söylemek yerine bakınız elle tutulur, gözle görülür, somut haklarımıza kavuşma çabasını verdik. Hakk Erenlerin yardımıyla bunları bir bir elde ettik. Kısaca 22 Mayıs 2013 tarihinden itibaren;

  1. Avusturya’da Alevilik Yasal olarak tanınarak, diğer inançlarla aynı göz hizasına geldi.
  1. Cemevlerimiz yasal ibadethane statüsüne kavuştu. İbadethanelerin dokunulmazlık zırhına büründü.
  1. Kiliser, Sinagoglar, Camiler hangi statüdeyse, Cemevleride aynı statüye kavuştu. Bunun sağladığı tüm haklara ulaştı. Ayrı özel statü değil, diğer inanç mekanlarıyla eşit statüyü elde etti.
  1. Yol Önderlerimiz olan, Dedelerimiz, Babalarımız, Papazla, Hahamla, İmamla aynı yasal haklara sahip oldu. Devletin en yetkili mercilerinde inanç konularında, Alevi İnanç Önderleri de diğer inanç önderleri gibi görüş bildirme ve etki etme hakkına sahip oldu.
  1. Avusturya’nın tüm eyaletlerinde inanç toplumu mensuplarına Mezarlık yerleri alma hakkına sahip oldu. Bunu ilk olarak Viyana’da yaşama geçirdi.
  1. Çocuklarımız okullarda inanç hanelerine Alevi yazdırma hakkına kavuşmasının yanı sıra tüm Aleviler, inanç hanelerine (İkamet belgesi-Meldezettel, Doğum kayıt belgesi-Geburtsurkunde, Evlilik Cüzdanı-Heiratsurkunde vs. ) Alevi yazdırma hakkına kavuştu.
  1. Dünyada gene bir ilk gerçekleştirilerek Kurban Bayramı, Aşure, Hızır ve Nevruz Alevi Öğrenciler için resmi tatil olarak resmen kabul edildi.
  1. Avusturya da yapılan yasal değişiklikler eğer inançla ilgili maddeleri içeriyorsa, resmi olarak bize görüş sorulmaya ve isteklerimize yer verilmeye başlandı.
  1. Cumhurbaşkanının resmi davetlerine, diğer inanç kurumları gibi biz Alevilerde kurumumuz Alevi olarak ayrım yapılmaksızın davet edilmeye başlandık. Devletin birinci şahsında temsil edilir hale geldik.
  1. Avusturya devleti tarafından inancımızı tanımanın bir gereği ve saygı olarak; Muharrem ayında biz Aleviler için resmi olarak oruç açma yemeği verilmeye başlandı.
  1. Bizleri temsil etmeyen ancak yasal olarak temsilcimiz gibi gözükenlerin, temsil haklarını ellerinden alarak, Alevi toplumunun inançsal olarak tek yasal temsilcisinin ALEVİ olduğunu tescil ettirdik. Böylece Alevilerin temsilcisinin başka inançlar değil, Aleviler olduğunu, sözle değil, yasal uygulamayla gerçekleştirdik.
  1.  Alevi Kütüğü oluşturuldu. Alevilik beyanlarını yapan canlarımızın sayısı 23 bine ulaştı.
  1.  Avusturya okullarında Alevilik Dersleri verecek öğretmenlerimizin yetiştirilmesi amacıyla Viyana ve İnnsbruck Üniversiteleri ortaklaşa Alevilik Yüksek Lisans Pedagojisi programı başlattı. Bu programın gerek inanç dersleri, gerekse ders verecek hocaları kurumumuz ALEVİ tarafından belirlendi.
  1.  İlk ve orta dereceli okullarda verilecek Alevilik Dersleri için, Alevilik Ders Müfredatı biz Alevilerce hazırlandı. Bununla bütün Avusturya sathında Alevilik Derslerine başlamanın önündeki tüm engeller kaldırıldı. Tirol, Aşağı Avusturya ve Viyana eyaletlerinde Alevilik derslerine başlandı.
  1. Müfredatını hazırladığımız Alevilik derslerinin ilk öğretmenleri, Tirolda bu yıl için bir, Aşağı Avusturya’da bir ve Viyana’da iki öğretmenimizin kurumuzca ataması yapıldı.

Her şeyden önce Türkiye’de inancımıza ve insanlarımıza yapılan haksızlığı burada Avusturya Örneği ile  gözle görülür hale getirdik. Türkiye’ye Aleviliğin nasıl tanınacağı konusunda somut bir model ortaya koyduk.

 

ARTIK ALEVİLİK DERSLERİ ÜNİVERSİTE ve OKULLARDA SUNULUYOR

Değerli Kamuoyu,

Yukarıda 15 maddede kısaca özetlenen tarihe not düştüğümüz kazanımlar, Alevi Toplumunun bütününün kazanımlarıdır. Bununla birlikte artık Aleviler hak talep etme evresini geride bırakmış, elde ettiği hakları uygulama aşamasına geçmiştir. Bu yıl üç eyalet Viyana, Tirol ve Aşağı Avusturya (Niederösterreich) te vermeye başladığımız Alevilik dersleri, 2014 güz döneminden  itibaren inancı Alevi öğrencilerin okuduğu tüm okullarda verilecektir. Bu nedenle tüm canlarımızın çocuklarının inanç hanelerine inancımızın adını, yani ALEVİ yazdırmalarının ne derece önemli olduğunu bir kez daha belirtmek istiyoruz.

Biz Aleviler, çocuklarımıza, inançlarını özgürce yaşayabilecekleri tüm koşulları oluşturma gayretindeyiz. Gelcek kuşaklarımıza yasal sorunlarla dolu değil, yasal sorunlarını çözmüş, kurumlarını oluşturmuş bir yasal ortam bırakmak istiyoruz. Bunun dışında herhangi bir amaç yada düşünce bizim için söz konusu olamaz.

Ne mutlu ki, bugün Üniversitelerde Alevilik Dersleri öğretmenleri yetiştiriliyor, okullarda çocuklarmıza inancımız olan Alevilik, Alevi öğretmenler tarafından öğretiliyor. Bu ders müfredatları gene biz Alevilerce hazırlanıyor, kitapları biz Alevilerce yazılıyor.

Canlar, şunu da unutmamalıyız ki, eğitim işi eğitimcilerin ve eğitim kurumlarının işidir. Eğitim kurumlarının dışına çıkarılan, ilgili alanlarda yeterliliği olmayan bireylerce verilen eğitimin, ne tür olumsuz sonuçlara yol açtığını, dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi, Türkiye’de de gözlemlemekteyiz. Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır şiarını benimsemiş bir inancın mensupları olarak, eğitim işinin eğitim kurumlarının dışına çıkarmaya çalışan; çağ dışı, geri, taş devri anlayışını yansıtan girişimlere karşı durmalıyız.

 

GELİN „BİR OLALIM, İRİ OLALIM, DİRİ OLALIM“

Dostlar,

“Slogan Aleviliği” Avusturya’da artık mazide kalmıştır. Çünkü biz Aleviler, haklarımızı talep eden bir toplumdan, onları elde etmiş ve uygulayan bir topluma evrilmiş bulunmaktayız.

Eşit haklara ulaşmamızın bu birinci yılında Türkiye Cumhuriyetini idare edenlerden sadece yüz kişiden birinin Alevi olduğu Avusturya’da Alevilerin ulaştıkları hakları örnek alarak, gerekli dönüşümleri bir an önce gecikmeksizin hayata geçirmelerini, Aleviliğin ve Alevilerin üzerindeki engellemeleri  kaldırılmalarını talep ediyoruz.

Din Toplumu statüsünde tanınmamızın birinci yılı dolayısıyla tüm Alevilere çağrımızı tekrar ediyoruz: “Bir olalım! İri Olalım! Diri Olalım!. Alevi’nin kapısı kendisini Alevi olarak beyan eden, Hakk-Muhammed-Ali ikrarına bağlı, inancımızı olduğu gibi yaşamak isteyen tüm canlarımıza açıktır. Çünkü bu kapı gönül kapısıdır.

Gerçeğe hü, Mümine ya Ali

 

ALEVI Basın bürosu