Viyana Üniversitesinde Alevilik Sempozyumu

Viyana Üniversitesinin kuruluşunun 650. yılında Aleviler adına tarihsel bir ilk yaşandı. Viyana Üniversitesi, Avusturya Alevi İslam İnanç Toplumu (ALEVI) ile ortaklaşa “Avrupa Üniversitelerinde Alevilik Teolojisi” konulu sempozyum gerçekleştirdi.

13 Haziran 2015, Cumartesi saat 9da başlayan sempozyum saat 18de sona erdi. Sempozyumun açılış konuşmasını ALEVI Genel Başkanı Yüksel BİLGİN Dede yaptı. Bu tarihsel programın gerçekleşmesinden dolayı Viyana Üniversitesine teşekkür ederek Çerağ uyandırdı. Çerağ uyandırılmasının ardından, ALEVI İnanç Kurumu ve Dar Divanı üyesi İlyas ATMACA Dede Gülbank vererek Sempozyumun başlangıç erkânını gerçekleştirmiş oldular.

Viyana Üniversitesi adına Prof. Dr. Ednan ASLAN, Katolik Teoloji Fakültesi dekanı, Prof. Dr. Sigrid MÜLLER ve Protestan Teoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Martin ROTHGANGEL selamlama konuşmalarını yaptılar. Alevilikle tanışmalarından büyük mutluluk duyduklarını ve ALEVİ Teolojisinin Viyana Üniversitesinde bölüm olarak açılmasının büyük bir zenginlik olacağını ve tüm inançların bir arada kardeşçe yaşamasını arzuladıklarını dile getirdiler.

Tarihsel ve teolojik perspektif ile Alevi Teolojisi sunumuyla ilk konuşmacı Hamburg Üniversitesinden Profesör Dr. Handan AKSÜNGER di. Aksünger, Aleviliğin tarihsel oluşumuna kısaca değindikten sonra Alevilik Teolojisinin temellerini açıklayarak Teoloji eğitiminin önemine değindiği konuşmasında, Viyana Üniversitesinde Aleviliğin artık bir bölüm olarak okutulacak olmasından büyük mutluluk duyduğunu belirtti. Üniversitelerde Alevilik Teolojisinin öğretilmesinin Aleviler için büyük bir şans ama aynı zamanda çok büyük emek ve çabayıda gerektirdiğini açıklayarak, yazılı kaynaklarımıza ulaşılmasına büyük katkılar yapacağını vurguladı. Bu kaynakların derlenmesinin, sistematiklendirilmesinin üniversitelerin, bilim insanlarının görevi olduğunu, üniversitede yazılacak her bir tezin Aleviliğe katkı yapacağını belirtti.

Sonrasında Makedonya özelinde Avrupada Bektaşilik konusunda sunumunu yapmak üzere Dünya Bektaşiler Birliği Genel Başkan yardımcısı, Tetovo Üniversitesinde öğretim üyeliği yapan, Prof. Dr. Arben Sulejmani Kürsüye geldi. Sulaymani, Harabati Baba Dergahının konumunu anlatarak başladığı konuşmasında, dünya Bektaşilerinin Bektaşiliği Hak-Muhammet-Ali yolu olarak gördüğünü, ve Balkanlara Bektaşiliğin gelme sürecine değindi. İnançsal olarak Türkiye’de yaşayan Alevi-Bektaşilerle farklarının olmadığını, Bektaşiliğin özellikle Balkanlarda toplumun yerel inancı olduğunu, Balkan toplumlarının ayrılmaz parçası haline geldiğini belirterek, Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli’nin mesajlarının evrensel olduğunu, tüm toplum kesimlerine hitap ettiğini vurguladı. Viyana Üniversitesinde açılacak olan Alevilik Bölümüne het türlü katkıyı yapmak istediklerini ve yapacaklarını belirterek, böylesi bir gelişmenin önemini vurguladığı konuşmasında, Viyana Üniversitesi ve ALEVI ye teşekkür etti.

Prof. Dr. Suleymani’nin ardından kürsüye gelen, Hıdır Abdal Ocağı dedelerinden ve Bolu İzzet Baysal Üniversitesi öğretim üyelerinden Univ. Ass. Prof Dr. Ali YAMAN, Alevilerin konumları ile ilgili ayrıntılı bir şekilde sunum yaptı. Sunumunda Aleviliğe karşı ön yargıların özellikle Diyanet Yetkilileri tarafından yazılan kitaplarda göründüğünü belirterek, bugüne kadar bu yanlış bilgilendirmeler konusunda herhangi bir işlem yapılmamıştır. Türkiye’de Aleviler haklarının tanınmasını beklemekte ve mevcut iktidar bu konuda sayısız çalıştaylar yapmıştır. Bu çaliştaylardan birisine kendisinin de katıldığını, buradanda görüleceği üzere, çözüm için herşeyin konuşulduğunu ve mevcut olduğunu olmayan şeyin ise siyasi istek ve irade olduğunu belirterek bu haksızlığın daha uzun süre devamının mümkün olmadığını ifade etti. Bugün Avrupa Insan Hakları Mahkemesinde (AIHM) kazanılan davalarda kendisinin de yaptığı araştırmalarla katkısının olduğunu, ne yazık ki, AKP iktidarın AIHM kararlarının dahi uygulamakta ayak dirediğini belirtti. Alevilere karşı yapılan haksız uygulamaları, yaptığı bilimsel araştırmaları ışığında tek tek gösterdiği açıklamasında,Viyana Üniversitesi ve Avusturya Alevilerinin temsilcisi ALEVI’yi kutladığı konuşmasında, Viyana Üniversitesinde açılacak Alevilik Bölümünün Alevilik Teolojisine pek çok yeni fırsatlar sunacağını, İnancımızın blim yuvasında okutulacağını belirterek, bu konuda kendisinin gereken katkıyı sunmaya hazır olduğunu belirtti.

Verilen öğle yemeğinin ardından sempozyum Avrupa’da Alevilerin Yasal Konumu adlı açık oturum ile yeniden başladı. Sunuculuğunu Prof. Dr. Ednan ASLAN’ın yaptığı açık oturumda Avusturya Başbakanlık İnançlar dairesi başkanı Müsteşar Mag. Oliver Henhappel, Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya Eyaltinin inançlar sorumlusu Müsteşar Michael Oberkötter, Jun. Prof. Dr. Handan AKSÜNGER ve ALEVI Genel Başkan Yardımcısı Rıza SARI konuşmacı olarak yer aldı. Avusturya ve Almanya örneğinde Alevilerin yasal konumlarının tartışıldığı bu bölüme ilgi oldukça yoğun oldu. Özellikle Almanya’dan gelen katılımcıların yoğun sorular yönelttiği tartışmada Avusturya modelinin Alevilerin haklarını daha net şekilde garanti altına aldığını, hakların tanınmasında yasal zorunluluk olduğunu çünkü tüm hakların ad ad yasada yer aldığı gündeme geldi. Almanya’da sorunun eyaletler arası farklı uygulamaların olmasından doğduğu, inançların federal değil, eyaletleri ilgilendiren bir konu olduğu Avusturya’nın bu noktada farklı bir konumda olduğu sonucuna ulaşıldı.

Öğleden sonraki ikinci oturum Alevilikte Manevi Destek (Seelsorge) başlığı altında yapıldı. Alevi Akademisi başkanı RA Sedat KORKMAZ Dedenin yaptığı sunumda, manevi desteğin Alevilikteki yeri detaylı bir şekilde irdelendi. Alevi Akademisinin gerçekleştirdiği Manevi Destek projesinde hizmetlerinin hangi alanlarında ve nasıl uygulandığını belirten Sedat Korkmaz Dede konuşmasında, Projenin son ayağında Almanya genelinde hizmet veren ücretsiz bir telefon hattı oluşturduklarını, telefon hattı yoluyla insanlarımızın sorunlarını dinlediklerini ve yardımcı olmaya çalıştıklarını belirtti.

Sempozyum’un son bölümünde ise Almanya ve Avusturya’da Alevilik Dersleri ele alındı. Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu eski Genel Sekreteri Hasan ÖĞÜTÇÜ sunumuna Alevilik Derslerinin yasal dayanağını oluşturan yasal düzlemi açıklayarak başladı. Alevilik Ders müfredatının hazırlanmasında katkısı bulunduğunu Avusturya’nın Müfredatınıda incelediğini ve % 90 oranında örtüştüğünü belirterek, Almanya’da ilk Alevilik Derslerinin 2002/03 öğretim yılında Berlin’de verilmeye başlandığını dile getirdi. Bugün itibariyle tüm Almanya’da 1000 civarında öğrencinin Alevilik derslerine katıldığını belirtti. PH-Weingarten’da Alevilik Dersleri öğretmenliği için ek bir bölüm açıldığını, öğretmenlerin artık burada yetiştirileceğini ifade ederek PH Weingarten Alevilik Dersleri öğretmenliği bölümünün ders planını gösterdi. Hasan Öğütçü konuşmasına Viyana Üniversitesinde Alevilik Bölümünün açılmasını kendisini çok sevindirdiğini belirterek böylesi bir sempozyumu düzenleyen Viyana Üniversitesi ve ALEVI’yi kutlayarak son verdi. Almanya ile ilgili katılımcı Canlardan gelen pek çok sorunun yanıtlanmasının ardından kürsüye sunumunu yapmak üzere ALEVI Genel Başkan yardımcısı ve Eğitim Dairesi Başkanı Dipl. Päd. Ertürk MARAL, Avusturya’da Alevilik Derslerini amlatmak üzere geldi.

Ertürk Maral, Alevilik Derslerinin verilmesi ve uygulanmasının hukuki temellerini anlattığı konuşmasında, Avusturya tarihinde din eğitim ile ilgili örnekler verdi. Avusturya’da Alevilik derslerine başlama hakkının din toplumu olarak tanınmamızla birlikte oluştuğunu ve bu tarihin 22 mayıs 2013 tarihi olduğunu belirterek bu tarih bizim için bir mihenk taşıdır. Bu tanınmanın ardından ilk yıl 2013/14 öğretim yılında sadece 3 okulda derslere başladıklarını bunu bilinçli olarak yaptıklarını, çünkü diğer inanç toplumlarının hatalarını tekraralmaka istemediklerini dile getirerek, ertesi yıl 2014/15 öğretim yılında bu sayıyı 100 okul olarak planladıklarını ve bugün itibaiyle 138 okuldan öğrenciye Alevilik dersleri verdiklerini belirtti. 38 Öğretmenin görev üstlendiğini açıklayarak, ilk öğretmenlerinin 2012 yılında Viyana ve Innsbruck Üniversitelerinde başlattıkları Alevilik İnanç Pedagojisi master öğreniminde master yapan öğretmenlerle karşıladıklarını, gereksinmeyi giderebilmek için 2013/14 öğretim yılında Viyana ve Tirol’de Alevilik dersleri Öğretmenliği Sertifika Programı düzenlediklerini bu yıl ise üç eyalette bu programı düzenlediklerini (Vorarlberg, Viyana ve Tirol) belirterek, Alevilik Dersleri öğretmenliği için Alevi canların yoğun ilgi gösterdiğini belirtti.

Ertürk Maral ders Müfredatlarının Almanya ile örtüşmesi konusunda ise, Aleviler nasıl cemlerinde aynı ritüelleri uyguluyorlarsa, müfredatın içindeki konularda % 90 ın üzerinde örtüşmektedir. 12 Imamsız, Hz. Ali’siz, 7 Ulu Ozansız, Müsahipsiz, Kirve’siz, Sazsız, Cem’siz, Semah’sız… bir müfredat olabilir mi? Aleviler her tarafta bunları anlatacaklar ve anlatıyor dedi.

Yoğun görüş alışverişinin yapıldığı Sempozyum, Viyana cemevinde katılımcılara verilen bir yemeğin ve cemevi Ziyaretinin ardından son buldu.

Viyana Üniversitesinin 650 yıllık tarihinde bir ilke imza atılarak Aleviler kendi kimlikleriyle Çerağlarını uyandırarak uluslararası bir sempozyum gerçekleştirdiler.

 

Resimler: ALEVI

IMG_8958 IMG_8963 IMG_8964 IMG_8971 IMG_8972 IMG_8980 IMG_8985 IMG_8995 IMG_9005 IMG_9012 IMG_9071 IMG_9073 IMG_9267 IMG_9268 IMG_9271 IMG_9274 IMG_9278 IMG_9282 IMG_9283 IMG_9284 pf_1441135083