Milletvekilleri ve Gazetecilerin tutuklanmaları aydınlık yarınlar üzerine düşen kara bir lekedir

Avusturya Alevi İnanç Toplumu (ALEVI) olarak Türkiye’de 15 Temmuz Darbe kalkışması sonrasında FETÖ ile mücadele adı altında Hükümet karşıtı kişi ve kurumlara yönelik yürütülen gelişmeleri kaygı ile izlemekteyiz.

Viyana, 05.11.2016

Basına ve Kamuoyuna,

 

Türkiye’de 15 Temmuz Darbe girişimi sonrasında FETÖ ile mücadele adı altında yürütülen sürecin Hükümet karşıtı kişi ve kurumlara yönelik bir „Muhalif avına“ „Cadı avına“ dönüştürülmesini ve Başkanlık hevesi uğruna ülkenin bilinçli adımlarla iç savaşa doğru sürüklenmesini kaygı ile izlemekteyiz.

Hükümet karşıtı milletvekilleri ve gazetecilerin tutuklanması, muhalif kişi ve kurumların baskıyla susturulması, yandaş olmayan, çok az sayıda kalmış medya kurumlarının kapatılması, toplumun haber alma özgürlüğünün kısıtlanması, FETÖ ile bağlantısı olmayan öğretim üyesi ve öğretmenlerin görevlerinden uzaklaştırılması gibi uygulamalar, demokratik ülkelerde örneği olmayan dikta rejimlerine özgü uygulamalarıdır. Bu uygulamalar Türkiye’nin hayrına değildir. Yargının; cemaatlerin, bir siyasal kimliğin ya da siyasal erkin denetiminde olduğu rejimler dikta rejimleridir. Yargı bağımsız ve tarafsız kalmalıdır.

Haksız tutuklamalar ve baskılar, aydınlık yarınlar üzerine düşen kara bir lekedir. İnsanlık vicdanınca kabul edilmesi mümkün değildir.

Ancak her inancın, düşüncenin, görüşün, bireyin kendisini özgürce ifade ettiği, Millet iradesinin tam anlamıyla Parlamentoda temsil edildiği, gazetecilerinin, çeşitli bahanelerle tutuklanmadığı, insanların temel hak ve özgürlüklerinin korunduğu bir ülke uygar dünyanın bir parçası olabilir ve ancak  böylece uygar dünyada saygın bir yer bulabilir.

Avusturya Alevi Toplumu, Türkiye Cumhuriyetinde ki bu gelişmeleri kaygı ile izliyor, düşüncelerinden, siyasal kannatlerinden, inançlarından dolayı, insanların baskı altına alınmasını,  hükümete yanlısı olmayan milletvekillerinin, gazetecilerin, aydınların, cumhuriyetçilerin, Alevilerin, Kürtlerin vs. uydurma sebeplerle tutuklanmalarını kınamaktadır.

Hükumet muhalifi gazeticler, seçimle, milletin iradesiyle gelen milletvekilleri, hükumet yandaşı olmayan aydınlar, yazarlar, öğretim üyeleri ve öğretmenler derhal serbest bırakılmalı, yargının hükumet denetiminde kullanılması son bulmalıdır. Bağımsız yargıya herkesin bir gün ihtiyaç duyacağı gerçeği unutulmamalıdır.

 

Kamuoyuna saygılarımızla

 

Hasan Ayık

ALEVI İcra Kurulu Başkanı